Güçlü bir sadakat duygusu, beraberinde güçlü bir iman da getirecek ve bu, mümine Allah yolunda kendisine isabet edebilecek her türlü zorluğa karşı sabretme şevkini ve gücünü verecektir. Kişiyi sürekli olarak ‘Allah’a yönelip dönen, Allah’ı zikreden, O’ndan korkup, O’nu seven ve sadece Allah’ı veli edinmiş’ salih bir kul haline getirecektir. Allah’a karşı olan bu güçlü bağlılığı, mümini bu yolda sürekli salih ameller yapmaya ve ‘Allah’ın rızasını’ kazanmaya yöneltecek ve onu üstün ahlaklı ve imani olgunluğa erişmiş değerli bir kişi haline getirecektir. Bu nedenle ‘Allah’a ve O’nun Peygamberine karşı duyulan sadakat ve bağlılık’, müminleri iman etmeyen insanlardan ayıran, samimiyetlerini gösteren ve onlara hayatlarının her aşamasında güç veren temel bir mümin vasfıdır. Allah bir ayetinde ”Onlar Allah’ın ahdini yerine getirirler ve verdikleri kesin sözü (misakı) bozmazlar.” (Rad Suresi, 20) şeklinde buyurarak, müminlerin duydukları bu güçlü bağlılığa dikkat çekmiştir.
Allah yolunda karşılarına çıkan engellerden hiçbir şekilde etkilenmeden Kuran ahlakını yaşamaya ve bu ahlakı tüm insanlara yaymaya çalışmaları, müminlerin Allah’a karşı olan sadakatlerinin ve bağlılıklarının en açık göstergelerinden biridir. Allah, müminlerin Kendisi’ne olan içten teslimiyetlerine ve sarsılmaz sadakatlerine karşılık, onlara şöyle bir vaatte bulunmaktadır:
| Kim Allah’ı, Resulünü ve iman edenleri dost (veli) edinirse, hiç şüphe yok, galip gelecek olanlar, Allah’ın taraftarlarıdır. (Maide Suresi, 56) | ||
| Dedi ki; “Rabbim, gerçekten kavmimi gece ve gündüz davet edip-durdum. Fakat davet etmem, bir kaçıştan başkasını artırmadı. Doğrusu ben, onları bağışlaman için her davet edişimde, onlar parmaklarını kulaklarına tıkadılar, örtülerini başlarına çektiler ve büyüklük tasladıkça büyüklük gösterip-direttiler. Sonra onları açıktan açığa davet ettim. Daha sonra (davamı) onlara açıkça ilan ettim ve kendilerine gizli gizli yollarla yanaşmak istedim. “Bundan böyle” dedim. “Rabbinizden mağrifet isteyin; çünkü gerçekten O, çok bağışlayandır.” (Nuh Suresi, 5-10) | ||
Müminlerin Allah’a karşı duydukları bu samimi bağlılık, onların devlete ve millete olan bağlılıklarını ve saygılarını da artırıp güçlendirecektir. Müminler sürekli Allah’ın rızasını kazandıracak hayırlı işler yapmaya çalıştıklarından, içinde yaşadıkları topluma ve insanlara büyük fayda sağlayacaklardır. Allah,”Bunlar, Allah’a ve ahiret gününe iman eder, maruf olanı emreder, münker olandan sakındırır ve hayırlarda yarışırlar. İşte bunlar salih olanlardır.” (Al-i İmran Suresi, 114) ayetiyle müminleri, insanları kötülükten sakındırıp, iyiliği emreden, insanları her fırsatta güzel ahlak göstermeye davet eden salih kimseler olarak tanıtmıştır. Müminler bu şekilde güzel ahlak göstererek, toplum içinde dirlik ve düzeni sağlayacak ve insanlar arasında birlik ve beraberliği canlandırarak, toplumun ahlaki ve kültürel değerlerinin sürekliliğini sağlayacaklardır. Böylece toplum içindeki her birey daha güçlü, daha güzel ahlaklı, daha samimi ve daha çalışkan olacaktır. Bir mümin, Allah’a ve elçisine gönülden bağlı olduğu sürece, yaşadığı zorluklar hep kolaylıklara dönüşecektir. Hayatları boyunca Allah’a sadık kalan müminler, her zaman Allah’ın yardımı, koruması ve rahmeti ile karşılık göreceklerdir:
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder